23 Nisan 2010 Cuma

İstiklâl Hatırası


İstiklâl caddesi çok garip bir yer, bugün tüm gün orda dolandım ve fotoğraf çektim. Özellikle sokak müzisyenlerini. Bir köşede klarnet çalan bir roman vardı ve makineyi ne zaman ona çevirsem kaçtı kadraja girmekten. Neden çekindi anlamadım. Biraz ileride laz uşakları vardı, tulum çalıp horon teptiler :) Ülkenin her yerinde olan hazır lazlar var ya, onlar bir anda belirip anında horon tepmeye başladılar. Çok ilginç, adamlar tulum ya da kemençe sesini duydukları anda yerlerinde duramıyorlar. Nasıl bir içgüdüye sahipler anlaması çok güç. Galatasaraya doğru yaklaştığım zaman keman, kajon ve gitar'dan oluşan bir trio vardı. Enteresan bir müzik yaptılar. Onlara çalarken eşlik eden dansçılar vardı bir de. Müzisyenler çaldıkça doğaçlama yapan modern dansçılar. Halkın tepkisi çok enteresandı. Dalga geçenler, ilgiyle izleyenler ve onları taklit etmeye çalışanlar. Çok ilginç kareler çıktı ortaya. He bir de bu çalan grupların kendi kaydettikleri amatör albümler vardı. Sanırım 10 TL'ye sattılar onları. Lazlar dahil izlediğim her gurubun vardı böyle bir durumu. He alan çıktı mı? Bir elin beş parmağını geçmez tabii ki :) Horonu teptik, stresi attık e güzel hadi pamuk eller falan? Yok, herkes arazi... Daha da ilerlediğimde akbank sanat'ın binasının tam karşısında bağlama çalan bir abi vardı. Yaklaştım bir kaç fotoğraf aldım, sordum sonra bir problem olur mu abi gibisinden? "Yok kardeş ne problem olucak, sende işini yapıyorsun sıkıntı çekme dedi" adamın o naif tavrına hayran kaldım. Sonra tam çalarken bir özel güvenlik görevlisi gelip adamcağıza bağırmaya başladı; kapat şu kabini (!) -amplifikatörden bahsediyor insancık- dün gece de uyardım seni, alıcam o sazı kırıcam bir gün o olucak. Dedim Kerim sakin ol, karışma sen. Gittikten sonra sordum abi nedir? Anlatmaya başladı adamcağız, tamamen kıllığına ve gıcıklığına yapıyormuş sevgili özel güvenlik. Sanane arkadaşım, sanane yani bırak çalsın adam neyi kurcalıyorsun ki, nedir derdin? Uzun uzun sohbet ettik Diyarbakırlı Ender abiyle. Ne hayatlar var dedim kendi kendime, biz nelerle uğraşıyoruz insanlar nelerle cebelleşiyor. Kıymet bilmek önemli birşey sanırım... Velhasıl Beyoğlu'nda fotoğraf çekmek çok güzel bir durum. Tamam biliyorum daha önce binlerce kez fotoğraflandı ama her dakika değişik onlarca şey olunca malzeme asla bitmez orda...

K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder