23 Nisan 2010 Cuma

Denesem mi Denemesem mi 1-2

Bir insan ömründe kaç kez psikiyatriste gider? Ya da sen hiç gittin mi? Ben gitmedim açıkcası. Fakat etrafımda çokca oldu oralara gidenler. Benim güzel Türkiyem'de psikiyatristin kapısından içeri adımını attığın anda deli damgasını yersin. Aman diyeyim ben sana, sakın! Şaka bir yana, bu güzide şartlarda kafayı sıyırmamak elde değil, gerçi o ayrı bahis ama böyle bir yardım almak deli olmaktan ziyade akıl karı bir iş bence. Bence dediğime bakma, aslında psikiyatristler bana parayla tutulmuş çok yakın arkadaşlar gibi gelir. Ne yani aynı şey değil mi? En yakın arkadaşına oturup sıkıntını anlatmıyor musun? O da sana "bak abi bunu bunu böyle yap, takma kafana fotoğrafları albümden kaldırsa nolur koysa nolur" ya da "tut abicim kolundan söyle yüzüne" demiyecek mi? Bu tavsiyelere milyon tane örnek verebilirsin yeri geldiğinde. Doktor ile yakın arkadaş arasındaki tek fark; doktor senden para alıyor, yakın arkadaşın ise bedaya konuşuyor. He bir de doktor tekrar gel diye sana ilaç yazıyor üstüne seansın tam ortasında yarıda kesiyor ki bir daha ki randevuya gelebilesin.

Genellikle çok büyük sırrım dediğin şeyleri anlattığın bu beyaz gömlek ruhlu adamlar, kanımca senden o gün içinde 347837683 tane geldiği için sana, ha hu tabii tabii hmm gibi kelimeler sarfedip, e hadi bir de adettendir çocukluğunuza inelim bakalım derler. İnilen o çocuklukda sorunun çözümü yerine gereksiz anılar canlandırılır ve sıkıntının daha da başgöstermesi kanımca gözlemlenmektedir ( bilimi yerle yeksan eyledim bu arada ).

Hülasa bir Türk mantığıyla psikiyatriste vereceğin 100 TL'yi bana ver abicim, ben seni sabaha kadar dinlerim! Esprisini yapmayacağım tabii... Fakat yakın arkadaş kavramının içine koyduğun adamlara oturup derdini anlatmayı dene ama bu yakın arkadaş senin arkandan kuyunu kazan tiplerden olmasın, dikkat et, dikkat et ki yan gelmeyesin.

Her yakın arkadaş aslında senin gerçek psikiyatristindir! Der, gereksiz özlü söz yazma geleneğine kendimi de dahil ederim.


K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder