İnsanın ömrü insanı sorgulamakla geçiyor sanırım. Niye böyle? Nasıl olmuş? Neden öyle demiş? Bana mı dedi? Yok demedi, dedi dedi... Yok hayır demedim hiçbirşey. Üstüne alınırsın bolca şeyi, sanki o direkt sana yapılıyormuşcasına. He bir de yandaş toplarsın, şıracının şahidi starbucks'da kahve içen çakma solcu hesabı. Bir dönem olmuş olabilir ama bu geri kalan zamanlarda da böyle olucak diye bir kaide yok. Aslında olabilirdi de ama şartlar bir çok şeyi zamanla yıpratır. Elinde mevcut olsa da olmasa da, birşeyle ilgilenmek onunla vakit geçiriyormuş gibi yapmak insana haz verir çoğu zaman. Fakat doğanın kanunu bu ya, içindeki çekememezlik, kötülük yüzüne vurmuş bir insan gelir onu "pıt" diye parmağının ucuyla iter. Aaa... Yıkıldı. Tüh!
Tadım kaçtığı zaman doğal olarak tatsız bir hâl almış oluyorum. Bu senin içinde geçerlidir tahminen, bir başkası içinde. Elindekinin değerini biliceksin geyiği hakikaten geyik yalnız. O'na o bilinçle yaklaşmıycaksın, o bilinç zaten hali hazırda olması gereken birşey. Sen onun üzerine bina ediceksin çoğu şeyi. Elindekinin değeri de bıdbııbdııdbbı da bıdı bıdı... Eee? Sonra? Sonrası paranoyaklık. Başka hiçbirşey değil. Mikemmmel olması gerekmiyor herşeyin. Olmasın abi, olmasın yani ne kaybedersin ki? İçinden "abi tamam okuyoruz bu yazıyı ama ne diyor bu yahu?" dediğin kulaklarımda çın çın dönmekte. Ben de bilmiyorum Müfit, yazıyorum işte öyle. Çok sevdiğim, zaman zaman minni mınnı diye mıncıklamak istediğim bir hocam bana "sürekli yaz, yaz ki yazın gelişsin"demişti. Sanırım o yüzden böyle kantin kuntin şeyler üzerine karalıyorum. Aslında karalamıyorum. Tuşluyorum. Tabii, kağıt-kalem olayı eskidendi. Yoksa değil miydi? Yok yok değil, oralara da karalıyorum ama onlar burda ifşa edilecek türden şeyler değil. Kabı da kırmızı değil. Gayet siyah. Tadı kaçtı çünkü o kırmızının. Kırmızı değil de yeşil mi deseydim acaba? Bu kırmızıdan da "acaba ne demek istedi" konulu bir makale yazılır mı? I ıh, yok yazılmaz. Hülasa, ilgilenmiyorum sen de işinle gücünle ilgilen falan insanın kendi kendine yakışanı giymesidir...
K.
30 Nisan 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder