Şartlanma içinde miyiz? Yoksa herhangi bir beklentiden mi ibaret tüm bu mavra... Mavra diyorum çünkü hakikaten elle tutulacak bir tarafı yok ya da bana öyle geliyor bilmiyorum. Entersan gelen, çevrede sürekli olan biten şeyler. Arayış arayış arayış... Sürekli bir arayış var, tatmin olmama hali de diyebiliriz buna. Fakat bu arayış galeyanına dahil edilenler var bir de. Dahil edilip, denenip, beğenilmeyip bir tarafa buruşturulanlar. Merak ettiğim nereye kadar süreceği? 3 ay? 7ay? 1 yıl? 2yıl? Nereye kadar gider ki bu? Aklıma takılan diğer bir soru ise, o buruşturulan şey hakikaten kırışık bir hale mi büründü yoksa "gibi" yapıp daha mı farklı bir biçim aldı? "Aman banane neyaparsa yapsın" diyen de olabilir, "acaba doğru mu yaptım, gerçekten bu benim kararım mıydı?" diyen de çıkabilir. Önemli olan burda gak guk hebele hübele yapmaktır saçmalamalarına girmiycem hiç. He ben bu cızıktırdıklarımın hangisini söyledim kendi kendime o da tartışılır. Açık açık itiraf etmesem bile bir şekilde tartmışımdır sanırım. Sonuç ya bir "fındık" büyüklüğendir ya da büyük bir "nar"...
K.
23 Nisan 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder