Mörfi (rakamla; murphy) kanunları denen geyik bazen denk geliyor gibi günlük hayatta. Çikolata sürdüğüm ekmek dilimi elimden yere doğru kaydığında torpilli olan tarafın üstüne düştü. Fakat sorun şu ki; ben dilimin iki yanına da sürmüştüm çikolatayı. Neden? Çünkü evdeyim ve gayet torpilli bir çikolatalı ekmek hazırladım kendime. Sonuç olarak Mörfi (yazıyla; murphy) kanunu manunu hikâye arkadaş. Düşürmeseydin ekmeğini yere, neymiş kanunmuş. Oldu canım; fizik ulen o. Ağır taraf ters geldi işte, gerçi benim ekmeğin iki tarafı da ağırdı. O zaman fizik değil de kimya olabilir. Hmm...
Hadi kanun manun giriş yaptık şu "sikrıt" (mors alfabesi ile; secret) denen polyanna ürününe de dokunalım. Polyanna diyorum çünkü hakikaten ağır uydurma arkadaş. Yani 6 yaşında çocuğa "bak yeğen böyle böyle bişey var sen ne diyosun bu konuda?" desen; "hacı bi bırak ya, senin gayrisâfi millî hasıladan haberin var mı?" der. Hani ben bunu "inanmıyorum, iki dakka adam olun, bak ne kadar aykırıyım bikbikbikbik" triplerinde falan söylemiyorum, çünkü alabildiğine mantıksız. Geçen gün sahafta azıcık kurcaladım, hadi dedim hadi... Pozitif düşünün olur o olur. Hı hı olur, evet.
Sahaf dedim de; bir an ne kadar dedim de deyip, oradan oraya atladığım gözüme çarptı yazıda. Her neyse, ucuzdur, bulamadığımızı buluruz, orjinaldir diye sahafa gidiyoruz ulen orda bile bandrolsüz, korsan kitap geçiriyorlar. Daha dikkatli olmak lazım, adam bir de raftan çıkarttı verdi "al bu daha temiz" diye. Ayıp ayıp, olmadı bu.
Herşeyi geçtim, İzmir bu mevsimde ne kadar güzel olur yahu. Arada gitmek lazım.
K.
10 Ekim 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder