7 Aralık 2010 Salı

Reel

Garip yahu, aslında tam yatmaya hazırlanıyordum ki bir anda bizim koca çocuğun profil sayfasına bakiyim dedim. Koca çocuk ki mi? Erhan tabii ki...

Erhan yahu bildiğin Erhan yani. Adam kaçtı gitti. Sıçarım len size, albüm malbüm yapamıycaz sizinle gidiyorum hadi ben der gibi. Yani ne diyim, yazıcak birşey de yok aslında. Dikkatimi çeken şey farklı bir durum aslında. Nefret ediyorum şöyle şeyleri aklıma getirip yazmaktan, çizmekten ama şu an facebook'ta listemde 2 kişi hakkın rahmetine kavuşup aramızdan "geçiçi bir süre de olsa" ayrıldı. Biri Erhan, diğeri de tatlı kıvamında bir insan olan müzik öğretmenim Ahmet Hocam... İki ayrı profil, ikisi de rahmetlilerin hayatta oldukları zaman arkadaş listeleri gayet kabarık olan profiller. Bugün bakıyorum iki profilde de o kabarık günlerden eser yok. Noldu peki? Değişen neydi? Aramızdan ayrıldılar diye sildiniz mi onları listelerinizden? O listelerden silinince otomatik olarak hayatlardan, anılardan, hatırlanması gerekilen günlerden de mi silindiler? Mesela ben ikisinin telefon numarasını da hâlâ silmedim rehberden. İlginç değil mi? Belki de bu benim olayları kabullenmeme halim olabilir. Onlar oralarda bir yerlerde, bir şekilde devam ediyorlar olağanlıklara...

Unutmayalım onları cart curt diye bir sosyal mesaj verme niyetinde değilim ama düşündürüyor böyle durumlar beni. İnsanlar neyle neyi eş tutuyorlar, nelere nasıl tepkiler veriyorlar, sanal üzerinden olayı somuta nasıl bağlıyorlar? Çok kurcalıyor zihnimi gerçekten...

Gerçi ayılıp bayılanları da gördük 6-7 ay sonra ya, neyse...

Özledik be abi, ne diyim yani.


K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder