Boşa mı uğraşıyorum acaba diye sorguladığım oluyor bazen. Hiç haz almıyorum kimi zaman. Ne biliyim, farklı bakmak istiyorum genele ama yine de aynı noktaya çıkıyor çoğu şey. Sorun ben de mi, yoksa etraftaki koskoca boşlukta mı? Buna mantığım yetmiyor kimi zaman. Ortada bir yol var ve sen bir zorunluluk doğrultusunda onun sonuna bir şekilde varmak istiyorsun. Fakat o kadar saçma engeller çıkıyor ki karşına, "yahu ne için uğraşıyorum ki ben bunlarla?" sorusu bir anda 100watt'lık bir ampul gibi beliriyor bir baloncuk olarak tepede. Eee? Peki ben nasıl ulaşıcam oraya? Çok takılmaya başladı son günlerde kafama bu soru. Tutunmak istiyorum sağa sola ammavelâkin beyhûde geliyor çoğu vakit bu çabam.
Karşıda duran şu koskoca boşluğun önce içini doldurup sonra da şekillendirmem lazım sanırım. Yoksa "nefessiz kaç kulaç beni sana çıkartır" durumları vukû bulucak diye korkuyorum. Kendi hayrıma olmaz öyle bir durum. Sağda solda şunu yap bunu yap diyen bir sürü iyi niyetli insan var ama ben nedense tavsiye istemiyorum bu aralar. Tavsiyelerinizi kendinize saklayın, bana dokunmayın mümkünse. Sen zaten bana onları söylemeden ben onun 76 tane olasılığını hesaplamış oluyorum. Olanları ve etrafı ciddiye almayıp ilgilenmemem bazen saçma sapan sonuçlar doğurabiliyor. Uyuşuk muyum? Evet fazlaca... Fakat beni uyuşuk yapan şeyler zaten etrafta süregelen anlamsız ve amaçsız döngü. Herkes ayrı yerlere koşuşturuyor ama neden olduğunun kimse farkında değil. Sen şimdi diceksin ki "sen çok mu farkındasın arkadaşım?" evet farkındayım çünkü olan biten şeyler benim sınırlarım içerisinde olan şeyler. Dolayısıyla beni ilgilendiren şeylerden rahatsızlık duyuyorum. E bu da doğal olarak abuk subuk sonuçlar doğuruyor. Hülâsa, etrafıma karşı ketum olmama çok az bir müddet kaldı diyebilirim...
K.
26 Mayıs 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder