18 Mayıs 2010 Salı

Bütünler

Fotoğraf... Çooook fazla şey içerir! Sadece o ânı renkli fotokopi yapmaya yaramaz. İyi fotoğrafçılar fotoğrafa daima bir bütün olarak bakmak gerekir der. Bütün olarak bakıcaksın ki o karenin sana ne anlatmak istediğini hemen kavrayabilesin. Bazen odakda olan değil de fonda kalan sana anlatır herşeyi. Kimi zaman flu, kimi zaman gayet net ama o bütünsel bakış fotoğraftaki hikâyeyi hemen verir sana.

Bazen fotoğrafın kendisinden ziyade çeken önemlidir senin için. Sen mevzubahis olan fotoğrafı sırf güzel ya da loş bir ışıkta sadece yüz bölgesini kolunun üzerine getirip kemerli burnunu hoş gösterdi diye koymazsın bir yere. O an o fotoğrafı çeken senin için önemlidir ve sen binbir anlam yükleyerek koyarsın onu biryerlere... Dedim ya; fotoğraf her zaman bir hikâye barındırır diye, işte o hikâyeler her zaman gizli kalmaz. Bir şekilde bir açık verilir ve o hikâye açığa çıkar. Bu iyidir ama, hakikaten bak çok samimi söylüyorum çok iyidir. Çünkü çoğu insan kendisi için onlarca anlam içeren fotoğrafları başka insanlara anlatamaz, sıkıntı çeker. Zaman zaman o kareler acı verir, zaman zaman da bin türlü şeyden sıyrılmana yarar. O yüzden fotoğrafın anlamsal bütünlüğü kendi içerisinde genişler genişler genişler...

Fotoğraf çekmek güzeldir; bana göre hikâye yazmakla eşdeğer birşeydir. İkisinde de yaratırsın, içinden geleni yaratırsın. Diğerlerinden seni ayıran ise o yarattığını ortaya koyuş ve ardından yaptığın sunumundur. Kimisine acı gelir, kimisine ekşi, kimisine de çooook tatlı...


K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder